elif



YAŞADIĞIM HİÇBİRŞEYE PİŞMAN DEĞİLİM ÖFKEM YAŞAMADIKLARIMA...... - Blogcu



YAŞADIĞIM HİÇBİRŞEYE PİŞMAN DEĞİLİM ÖFKEM YAŞAMADIKLARIMA......

17/12/2007 - netten / çocuklarımızda dikkat etmemiz gereken çok önemli ateşli

Kategori: CESITLI YAZILAR

 

 

ATEŞLİ HAVALE [Febril Konvülsiyon]

Ateşin ani olarak yükselmesi bazı çocuklarda ateşli havale denilen bilinç kaybı, katılaşma ve istem dışı kasılmalara yol açabilir. 6 ay - 7 yaş arasındaki çocukların % 2 ile 4 'ünde görülür. Olguların hemen hemen yarısı 1-2 yaşlarındadır. Ateşli havaleye ailevi yatkınlık söz konusu olabilir.

Bir kez ateşli havale geçirmiş olan çocukta tekrar havale görülme olasılığı % 30 kadardır. Üç yıl hiç havale geçirmezse bu sıklık % 10 'a iner. 15 dakikadan kısa süren, gün içinde yinelemeyen havale için "basit ateşli havale" deyimi kullanılır. Çok sayıda ve uzun süren havale nöbetleri "kompleks ateşli havale" olarak adlandırılır. Basit ateşli havale hiçbir araz bırakmazken, kompleks olgularda ileride sara hastalığı görülme sıklığı artarak % 9 'u bulur.

Ateş çeşitli enfeksiyon hastalıkları ile ilişkili olarak meydana gelebilir. Ateşin yüksek ya da hafif oluşu her zaman hastalığın ciddiyetiyle bağlantılı değildir. Basit bir viral enfeksiyonda yüksek ateş, belirgin boğaz ya da idrar yolu iltihabında hafif ateş görülebilir. Başlatan faktör her ne olursa olsun ateş, vücudun savunma araçlarından birisidir. Mikroplar en iyi doğal vücut sıcaklığı olan 36.5 - 37.5 santigrat derecede ürerler. Bağışıklık sitemimiz bir enfeksiyon söz konusu olduğunda beyindeki vücut sıcaklığını düzenleyen merkezin termostat ayarını değiştirerek ısıyı yükseltir. Böylece ideal üreme ortam sıcaklığından yoksun kalan mikro organizmalar istedikleri gibi çoğalamazlar. Görüldüğü gibi hafif ateş aslında enfeksiyonla mücadelede başarıyı arttırmaktadır. Yüksek ateş ise istenmeyen bir durumdur. Vücut sıcaklığı gerekli müdahalelerle 39.5 C derecenin altında tutulmalıdır.

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2007 - TERÖRE LANET

Haber:  Teröre Karşı Siyah Kurdele Eylemi

 

 

 

 

T E R Ö R E   L A N E T

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/9/2007 - :)

 

 

SEVGİLİ ARKADAŞLARIM,

 

 

ZİYARETLERİNİZ İÇİN ÇOK TESEKKÜR EDERİM VE GELEMEDİĞİM İÇİN ÖZÜRDİLERİM.

 

OĞLUMUN OKULA BAŞLAMASI VE EVİMİ TAŞIMAM NEDENİ İLE  PC YE BAKMAYA HİÇ VAKİT BULAMIYORUM FAKAT EN KISA ZAMANDA ZİYARETLERİNİZE GELECEĞİM....

 

 

 

SEVGİLERİMLE......

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2007 - OKULA BAŞLARKEN

Kategori: CESITLI YAZILAR

Sevgili arkadaşlar oğlum bu sene anaokuluna başlayacak,benim gibi  çocukları yeni okula başlayacak annelerle bu yazıyı paylaşmak istedim..... 

 

OKULA BAŞLARKEN

 

Okul, çocuğun gelişiminde önemli adımlardan biridir. Okula başlama çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılmaktır.

Okul sürecinin başlamasıyla çocuğunuzda kişiliğini kazanmaya yönelik çabalar artar. Çocuğunuz sizi ve başkalarını etkiler. Psikolojik olarak sizden yada başkalarından etkilenir. Çocuğunuz kendi iç zenginliği ile artık çevreye daha fazla açılmaya başlar. O güne kadar sadece anne ve babası, kardeşi ve kendisi varken, artık dünyada başkalarının da olduğu bilincine varır.

Çocuğunuz anaokuluna gittiğinde sınıf arkadaşları, sınıf öğretmeni, diğer sınıflardaki çocuklar, diğer sınıfların öğretmenleri, okul müdürü, arkadaşlarının anne ve kardeşleri ve okuldaki çevresi ile hızlı bir sosyal gelişim sürecine girer.

Çocuğunuz yeni olan bu sosyal ortamda çevresini etkilediği gibi çevresinden de etkilenecektir. Çocukta meydana gelen değişimleri fark edebilmek için öncelikle çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerini bilmek yararlı olacaktır.

Okul ve aile bireylerin eğitiminde birbirlerini tamamlayan oldukça önemli kurumlardır. Çocuk, aile ve ev ortamının dışında ve ondan farklı olan yeni bir ortama girme, ""okula"" başlama göreviyle erken yaşlarda karşı karşıya kalır. Çocukların büyük bir kısmı okula uyum sağlarken, bir kısmı da uyum sağlamakta zorlanır. Uyum sorunu yaşayan çocuklarda yaygın olarak görülen temel problem okul korkusudur.

Okul korkusu; uyum sağlamada zorlanan çocuklarda korku, aşırı öfke, açık organik bir neden olmaksızın kendini iyi hissetmemeyle ilgili şikayetlerle ortaya çıkan, anne- babanın bilgisi dahilinde evde kalma isteğidir. Ayrıca güçlü bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul korkusu daha ziyade çocuğun okula giderken annesinden ayrılmaya verdiği bir çeşit ayrılma endişesi reaksiyonudur. Çocuk anaokuluna giderken böyle bir reaksiyon gösterebilir.

Okulun ilk günlerinde bazı sorunların yaşanması mümkündür ve doğaldır. Çocuğun okul çağına dek içinde yaşadığı ve uyum sağladığı, kendini kabul ettirdiği ev ve anaokulu ortamından ayrılarak değişik özellikler taşıyan farklı bir ortama geçişi çocuk ve aile için belli bir uyum süreci gerektirir.

  • Okul hayatının başlangıcı çocuğun yaşamının dönüm noktalarından biridir. Bazı çocuklar bu dönemi çok rahat bir şekilde geçirebilir. Ancak, başlangıçta çeşitli sorunların yaşanması olağan karşılanmalıdır. Bu problemlerin zaman içinde düzeleceğine inanmak ve durumun doğallığını düşünerek abartılı tepki ve çözüm arayışları denememek gerekir.
  • Tek ilgi ve konu merkezi ""okul"" olarak düşünülmemelidir. Kaygıyı giderecek, kendisini rahat hissettiği farklı sosyal aktivitelere yönlendirilmelidir.
  • Yeni çevrenin uyulması gereken kuralları, yeni karşılaştığı öğretmen ve çocuklar, üstleneceğini düşündüğü görevler, çocuğun uyum sağlamasını güçleştirebilir.
  • Okula başlarken, zihinsel olarak hazır olmanın yanında sosyal ve duygusal yönden hazır olması da büyük önem taşır.
  • Okula başlamadan önce ailenin okul hakkında çocuğa vereceği bilgiler çocuğu çok yüksek beklentilere yöneltecek türde olmamalıdır.
  • Çocuğa önyargısız ve gerçekçi bilgiler verilmelidir.

Çocuklar için kaygı yaratabilecek düşünceler şöyle sıralanabilir :

- Anne-babasından ve alıştığı ortamdan ayrı kalma endişesi

- Okul içerisinde kaybolma veya okulda unutulma endişesi

- Kalabalık sınıf ortamında kendisiyle ilgilenilmeyeceği, fark edilmeyeceği düşüncesi

- Ders süresinin uzun gelmesi, oynamak istemesi

- Kuralları anlama ve uygulamada zorluk çekeceği düşüncesi

- Başarısızlık endişesi

- Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacağı (yemek, tuvalet vb.) endişesi…

  • Bu dönemde bütün sorularına cevap arayışı içinde olan çocuğunuza her zamankinden daha yakın olun.
  • Okula gitmemek için yarattığı bahaneleri yadırgamadan dinleyin, kaygılarını paylaşın ve anlayışlı olun.
  • Bu önemli dönemde onları etkileyecek başka olumsuz yaşantılardan veya büyük değişikliklerden uzak tutmaya çalışın

Çocuğu mutlu edecek ve onurlandıracak ödüllerle teşvik edebilirsiniz

Okula Yeni Başlayacak Çocuklar İçin Neler Yapmalı ?

Araştırmalar, beş ilkokul çocuğundan dördünün okulun ilk günü sınıfta gerginlik yaşadığını göstermektedir.

  • Çocuğunuzu okulla ilgili olarak önceden bilgilendirin ve okulu gezdirin.
  • Güven verin, rahatlatın. Yanında olmadığınızda onun mutlu ve rahat olacağına ilişkin ona güven verin.
  • Sakin kalmaya çalışın. Kaygı, özellikle ebeveynle çocuk arasında bulaşıcıdır. Çocuk, kaygı duyduğu, canı sıkıldığı her durumda ne kadar endişelendiğinizi anlamak için size bakacak ve endişeli olduğunuzu gördüğünde, kendi korkularının yerinde olduğunu doğrulayacaktır. Bu nedenle ne kadar tedirgin, gergin olursanız olun, dışarıdan bakıldığında sakin ve rahat görünmeye çalışın.
  • Okul çıkışında onu tam zamanında alacağınızı ya da servise bineceğini, evde mutlaka karşılayacak bir kişinin olduğunu ona açıklayın. Özellikle kaygılı çocuk, annesinin evde kendisini karşılamayacağı düşüncesiyle okula gitmek istemeyebilir.
  • Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatın.
  • Vedalaşmayı uzun sürdürmeyin.
  • Gerekirse çok kısa bir süre sınıf arkadaşlarından bazıları ile tanışın ve ders programını inceleyin.
  • Eve geldiğinde okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla konuşun.
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/8/2007 - SOBELENDİMMMMM

Kategori: CESITLI YAZILAR

SOBEEEEE

Sevgili arkadaşım www.gulumasli.blogcu.com beni sobelemiş sorularını cevaplıyorum teşekkür ederim....

 

1.  Nerede yaşıyorsun?

     İstanbul

 

2.  Meslek nedir?

     Muhasebe (Şu anda ev hanımı)

 

3.  Blog açma fikri nereden  geldi?

     Arkadaşımın önerisi üzerine

 

4. Kendinden ve hobilerinden

    Evliyim 2 oğlum var. takı tasarım, müzik, kitap ve net.....

 

5. Sana göre hayatın anlamı?

  Önce sağlık sonra huzur

 

6. Sobelemek istediğim üç blogcu arkadaşım

    www.fulyailkim.blogcu.com

    www.merali.blogcu.com

    www.mavideniz.blogcu.com

 

    Kolay gelsin arkadaşlar........

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

HAYATIN İÇİNDEN

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Arkadaşlarım

mamila
azidee
ahmetyazar
kozan
orgusepeti
erena
nadirecigdem
loana
mavideniz035
borsaci72
songulacikgoz
turkulusu
sberna
muzurx
tacir
birseyvar
yusufhilal
sass2007
vatanseverpatriot
robinemt
hayattasarimi
inciceylan
elislerivesanat
ecrinsahin
hayatsevince
elifozturk
annemdenornekler
siirkutusu